Altyapı yatırımlarında kamu finansman açığı nedeniyle ihtiyaç olan yatırımların yapılmasına belli modellerle özel sektörün katılımı öngörülerek 3096, 3996, 4283 ve 3465 sayılı yasalarla düzenlemeler yapılmıştır.

4628 sayılı Kanun ile elektrik piyasasında tam rekabete dayalı bir piyasanın gelişimi hedeflenmiştir.

Ülkemizde özelleştirme politikalarındaki, özellikle enerji özelleştirme politikalarındaki en önemli hata piyasa düzenlemelerinin yapılmadan doğrudan doğruya özelleştirmeye geçilmesi olmuştur. Şu anda 4628 Sayılı Kanunla, üst  kurul kurulup da yeni düzenlemelere gidilmesinin önündeki en büyük engel olarak, Kanunda da tanımı yapılan mevcut sözleşmeler görülmektedir. İkinci engel ise halen üretim ve satış faaliyetlerinin kamunun elinde bulunmasıdır.

4628 sayılı Kanunda yatırımcılar açısından arzın artırılması ve/veya arz güvenirliliğine ilişkin değerlendirme yapıldığında konunun iki yönü bulunmaktadır. İlk olarak mevcut üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirme yoluyla daha verimli çalıştırılmaları, ikinci olarak yeni üretim tesislerinin kurulmasıdır.

Mevcut üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirilmeleri Kanunun 14. maddesi uyarınca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na verilmiş olup, özelleştirmelerde mevzuat olarak 4046 sayılı Kanun geçerlidir. Üretim ve dağıtım tesislerinde yatırım modelleri olarak yap işlet, yap işlet devret ve işletme hakkı devir modelleri 4283, 3096 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde geçerliliğini korumaktadır. Ancak alım ve ödeme garantileri nedeniyle uygulamalar enerji dışı alt yapı yatırımlarında geçerlidir.

ÖZELLEŞTİRME VE YABANCI SERMAYE

Yabancı sermayenin gelebileceği en cazip alan özelleştirme konusu tesis ve kuruluşlar olduğu halde maalesef bu konuda da mevzuat, siyasi belirsizlik, ekonomik istikrarsızlık, esnek ve hızlı davranmama yüzünden bu alanda da beklenen yabancı sermaye girişi sağlanamamıştır.

Özelleştirmelerin ilk  gündeme geldiği yıllarda hem yabancıların elinde fon mevcut hem de tesis ve kuruluşların değerleri yüksekti, ancak aradan geçen zaman yabancı fonların diğer ülke özelleştirmelerine kaymasına yol açarken özelleştirilecek tesis ve kuruluşların da değerlerinin düşmesine yol açmıştır. Yabancı sermayenin kamu altyapı projelerine katılımını amaçlayan ve büyük yabancı sermaye girişi beklenen yap işlet devret projeleri de ayrı bir inceleme konusudur.

VARLIK SATIŞI

4628 sayılı Kanunun 14. maddesi kapsamında enerji tesislerine ilişkin varlık satışı yapılabilir mi? Enerji işletmelerinde varlık satışının yapılmasının önünde çeşitli engeller vardır. Örneğin maden sahalarıyla birlikte satılacak termik üretim işletmelerini değerlendirdiğimiz zaman daha önce özel kişilerden kamulaştırılması yapılmış maden sahalarının tekrar üçüncü bir kişiye varlık satışı yoluyla satışı kanuni olarak söz konusu olamaz. Diğer taraftan söz konusu santrallar ve dağıtım tesisleri ile ilgili belirlenmiş devir bedelleri söz konusudur. Varlık satışı daha kesin bir hukuki hakkın, mülkiyetin devrini öngördüğü için daha yüksek bir bedel olması lazımdır. Bu bedel fiyatlara yansıdığında beklenen enerji fiyatlarının bugünün işletme hakkı devir tekliflerinin üzerinde olması iktisadi bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca işletme hakkı devrinde istenen garantilerin ya da idare tarafından verilmiş garantilerin varlık satışında bu işlere talip olan kişilerce istenmeyeceğini de kimse garanti edemez. Bir diğer konu, bu varlık satışı olsun, işletme hakkı devri olsun 1997’de başlayan, 1996’da hatta yıl sonunda başlayan sürecin bugüne kadar gelmesi nedeniyle dağıtım tesislerinde kayıp-kaçak oranlarının çok anormal şekilde artması, üretim tesislerinde ise öngörülen yatırımların ertelenmesi nedeniyle teknik olarak da bütün tesisler zor bir durumdadır. Varlık satışında değer tespit çalışmaları izinler, ihale ve teklif değerlendirme  çalışmaları zaman alacak ve tesis verimleri düşerek maliyetleri artacaktır

ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE ÖZELLEŞTİRME

Özelleştirme genel olarak, kamu sektörünce finanse edilen mal ve hizmetlerin üretiminin özel sektöre devredilmesi, mal ve hizmet üretiminde özel sektörü sınırlayan kuralların kaldırılması veya serbestleştirilmesi ve kamu iktisadi teşebbüslerinin mülkiyetinin ve yönetiminin tamamen veya kısmen özel sektöre devredilmesi şeklinde tanımlanabilir.

Özelleştirme kavramından yaygın olarak, kamu mülkiyetinin ve/veya işletmesinin özel mülkiyete ve/veya işletmeye geçmesi anlaşılmaktadır. Ancak, elektrik sektöründe özelleştirme genel anlamdaki özelleştirme kavramından çok farklı ifadeler taşımaktadır. Çünkü sadece kamu mülkiyetinin ve işletmesinin özel mülkiyete ve işletmeye geçmesi elektrik sektöründeki özelleştirme çabalarının küçük bir kısmını oluşturmaktadır

Leave a comment