Araştırma ve Yazılar

ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YASAL DÜZENLEMELER

Türkiye’de ilk defa Eylül 1902’de Tarsus’da bir yabancının kurup işlettiği ve bir su değirmeni milinden transmisyonla çevrilen 2 kW’lık bir dinamodan elektrik üretilmiş ve kasabaya verilmiştir. Bu ilk teşebbüs tam bir özel sektör niteliğindedir.

Ancak, ilk organize elektrik üretimi Macar GANZ Anonim Şirketinin, Banque Generalle de Credit ve Banque de Brexellese Şirketi ile birlikte Osmanlı Elektrik Anonim Şirketi adı altında kurdukları Silahtarağa Santralından sağlanmış ve İstanbul’a ilk olarak 11 Şubat 1914’de elektrik verilmiştir. Osmanlı Elektrik Anonim Şirketi, imtiyazlı bir özel şirket olarak 1 Temmuz 1938 tarihine kadar varlığını sürdürmüş ve bu tarihte kamu tarafından satın alınarak devletleştirilmiştir.

1948 yılında Türkiye’de ilk defa bir bölge santralı olarak kurulan Çatalağzı Termik santralı 1952 yılı sonuna kadar Ereğli Kömürleri İşletmesine bağlı olarak faaliyette bulunmuştur. 1956 yılında Sarıyar santralı bu sisteme eklenerek Kuzeybatı Anadolu enterkonnekte sistemi oluşturulmuştur. 1952 yılında Kuzeybatı Anadolu Elektriklenme Türk A.O., 1953 yılında Çukurova Elektrik A.Ş. ve 1956 yılında Kepez ve Havalisi Elektrik Santralları T.A.Ş. kurulmuştur.

1960 yılında, Batı, Kuzeybatı, Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan geniş bir bölgede elektrik alımı, üretimi, iletimi ve dağıtımını yapan işletmeler topluluğunun adı Etibank Elektrik İşletmeleri Müessesesi olarak değiştirilmiştir. Devlet Su İşleri (DSI) Genel Müdürlüğünün işletmekte olduğu hidrolik santrallar 1967 yılı sonunda Etibank’a devredilmiş ve bu santralların üretim faaliyetleri 1970 yılında Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğünün (TEK) kuruluşuna kadar Etibank Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür

1970 yılında 1312 sayılı Kanunla TEK kurulmuştur. Bu Kanunla, Etibank, DSI, İller Bankası ve belediyelere ait santrallar TEK’e devredilmiştir. Ancak, belediyelere ait elektrik iletim ve dağıtım şebekeleri belediyelerde bırakılmıştır.

Kanunun uygulamasında, özellikle büyük müşteriler açısından TEK’le belediyeler arasında bazı sorunlar oluşmuş, bazı belediyeler Danıştay’a başvurarak sanayi müşterilerinin kendilerine devrini sağlamışlardır. Ayrıca, elektrik tesisleri TEK tarafından yapılan köylerin sonradan belediye haline dönüşmesi ile önceden TEK’in mülkiyetinde bulunan dağıtım tesislerinin teknik ve hukuki durumu taraflar arasında uyuşmazlıklara neden olmuştur. Bu hususların düzeltilmesi amacıyla, elektriğin santraldan en küçük aboneye kadar taşınması ve bu konuda fiziki bir ilişkinin kurulması için, planlamadan tesisin işletilmesine kadar bir bütün olarak ele alınıp tek elden yürütülmesindeki faydalar gerekçe gösterilerek, elektrik hizmetlerinin belediyelerden TEK’e devrini sağlayan 2705 sayılı Kanun 3.9.1982 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.

2705 sayılı Kanun ile TEK ve DSİ’nin santral kurma konusundaki tekeli kaldırılmış, böylece enerji sektörünün özel kesime açılması hususunda ilk adım atılmıştır. Bu çerçevede, Kanunla süre kısıtlaması olmaksızın özel sektöre elektrik üretim tesisleri kurma ve üretilen elektriği TEK’e satma imkanı verilmiştir. Santralların devlete devrinin söz konusu olmadığı bu model temelde bir yap-işlet modeli olarak değerlendirilebilir. Bu Kanun çerçevesinde Kayseri’de 13 MW’lık TOHMA hidroelektrik santralı için başvuru yapılmış, gerekli izin alınmasına rağmen, finansman temini çalışmaları süresinde tamamlanamadığından santral kurma izni iptal edilmiştir.

Daha sonra, 2705 sayılı Kanunun amaçları içinde yer alan, hizmetlerin birleştirilmesi ilkesinden vazgeçilmiş ve elektrik hizmetlerinin sağlanmasında kamu kesimi yanında özel kesimin imkanlarından da yararlanılması amacıyla, her iki kesimin bir arada faaliyet gösterebileceği yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. Bu amaca yönelik olarak, 4.11.1984 tarih ve 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” yürürlüğe konulmuştur.

12.8.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, bir Kamu İktisadi Kuruluşu (KIK) olan TEK, Türkiye Elektrik Üretim, İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) olarak iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) olarak yeniden yapılandırılmıştır.

Ayrıca, 3291 sayılı Kanundan sonra; 22.2.1994 tarih ve 3974 sayılı (13.8.1993 tarih ve 513 sayılı KHK) TEK’in özelleştirilmesini öngören ve 3291 sayılı Kanuna Ek Maddeler Eklenmesine Dair Kanun yürürlüğe konulmuştur. 3974 sayılı Kanunda, TEK’in mevcut veya yeniden yapılandırılması sonucu oluşacak teşebbüslerinin özelleştirilmesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının (Bakanlık) önerisi ile Bakanlar Kurulunca; müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesine ise yine Bakanlığın önerisi ile Yüksek Planlama Kurulunca (YPK) karar verilmesi ilkesi getirilmiştir.

3974 sayılı Kanunla TEK’in özelleştirilmesi sonucu elde edilecek özelleştirme gelirlerinin, giderler düşüldükten sonra kalanının, oranları YPK tarafından belirlenmek suretiyle Elektrik Enerjisi Fonu (EEF) ile elektrik üretim, iletim ve dağıtım yatırımlarında kullanılmak üzere bu alanda faaliyet gösteren teşebbüslere Bakanlık tarafından tahsis edilmesi imkanı sağlanmıştır. Diğer taraftan, Kanunla elektrik enerjisi dağıtımı alanında faaliyet gösteren kamu ve özel sektör kuruluşlarının EEF’de toplanmak üzere sektör altyapı giderlerine katkı paylarını, bunların enerji satış tarifelerinin yüzde 10’unu aşmayacak şekilde tespite Bakanlık yetkili kılınmıştır.