• Araştırma ve Yazılar

    YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZIN ÜLKEMİZ ENERJİ POLİTİKALARINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

    I-ENERJİ POLİTİKALARIMIZ Türkiye’nin enerji politikası; ülke enerji ihtiyacının amaçlanan ekonomik büyümeyi gerçekleştirecek, sosyal kalkınma hamlelerini destekleyecek ve yönlendirecek şekilde, zamanında, yeterli, güvenilir, ekonomik koşullarda ve çevresel etki de göz önüne alınarak sağlanması olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede olmak üzere, yerli kaynakların mümkün olabildiğince hızlı bir şekilde devreye girebilmesi için devlet ve özel sektör ile yabancı sermayenin enerji alanında yatırımlarının artırılması amacıyla önemli çabalar harcanmaktadır. Ülkemiz enerji politikaları önceliklerine göre beş ana başlıkta toplanabilir:   Sektörün liberalleşmesi, enerji piyasasında rekabet ortamı yaratılarak sektör verimliliğinin artırılması ve şeffaflığın sağlanması, Doğunun zengin enerji kaynaklarının batı piyasalarına taşınmasında Türkiye’nin enerji koridoru görevini üstlenmesi, Enerji talebinin karşılanmasında dışa bağımlılık oranı giderek artan ülkemizde enerji güvenliği için…

  • Araştırma ve Yazılar

    Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları

    TÜRKİYE KURULU GÜCÜ TÜRKİYE KURULU GÜCÜNÜN KURULUŞLARA VE KAYNAKLARA GÖRE DAĞILIMI TÜRKİYE ÜRETİMİNİN KAYNAKLARA GÖRE DAĞILIMI [2004] Enerji, ekonomik ve sosyal kalkınma için temel girdilerden birisi durumundadır. Artan nüfus, şehirleşme, sanayileşme, teknolojinin yaygınlaşması ve refah artışına paralel olarak enerji tüketimi kaçınılmaz bir şekilde büyümektedir Ülkemizde hemen her türlü enerji kaynağı mevcut olmakla birlikte, linyit ve hidrolik enerji kaynağının dışındaki enerji kaynakları ihtiyaçlarımıza cevap verebilecek miktarda değildir. Yerli enerji kaynağı üretiminde hidrolik enerji ve kömür önemli bir yer tutmakla beraber, tüketimde kömür ile birlikte çok uzun yıllardan beri petrol ve son yıllarda da doğal gaz önem kazanmıştır. İkincil enerji kaynağı olan elektrik enerjisi tüketiminde ise 1980’li yıllardan itibaren önemli artışlar kaydedilmiştir.…

  • Araştırma ve Yazılar

    ELEKTRİK DAĞITIM VE ÜRETİM TESİSLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ

    1 Özelleştirmenin Amacı Öncelikle elektrik dağıtım ve üretim özelleştirmelerinden ne beklendiği konusunda uzlaşılmalıdır. Genel amaçlara ek olarak, Dağıtım ve üretim faaliyetinin özelleştirilme amaçları tartışılmalıdır. Özelleştirmeden amaç, “kamuya gelir elde etmek” olabilir. Bu hükümetin tercihleri ile ortaya çıkacaktır. Fakat bu amaç enerji fiyatlarını yükselteceğinden şu aşamada uygun olmayacağı kanısındayız. Öte yandan bir “devir-kira-satış bedelinin” tahsil edilmede ek yük getireceği ve enerji fiyatlarını artıracağından bu konuda da dikkatli olunmalıdır. Dolayısıyla “amaç tespiti” öncelikli sorun olarak ele alınmalıdır. 1.1.  Dağıtımda özelleştirmenin amacı: Dağıtım için aşağıdaki amaçlar söylenebilir: Verimliliğin artırılması ve işletme maliyetinin düşürülmesi, Kayıpların makul seviyelere indirilmesi, Kaçakların kabul edilebilir seviyelere çekilmesi, Hizmet kalitesinin artırılması, Piyasanın serbestleştirilmesi için kaldıraç olarak kullanılması, Dağıtım şirketlerine…

  • Araştırma ve Yazılar

    Kojenerasyon konuşmasından notlar

    Küreselleşme ve AB’ye tam üyelik perspektifi doğrultusunda serbest piyasanın oluşturulması için çıkarılan yasalar kamu sektörünün rolünü çerçevelemektedir. Enerji sektöründe serbest piyasa modelini oluşturmuş ülkelerde yaşanılan tecrübeler, tekelci yapıdan rekabete dayalı sisteme geçişte dengelerin korunması ve sürdürülebilir bir kalkınma ile enerjinin güvenli arzının sağlanması için kamu sektörünün hassasiyetle taşıması gereken roller olduğunu göstermiştir. Konuşmam üç ana bölümden oluşmaktadır. Elektrik piyasasına geçiş süreci, piyasa yapısı, kamunun bugünkü ve gelecekteki durumu. Ülkemizde elektrik enerjisi sektörü reformu çalışmaları, Avrupa Birliği’nin 96/92 sayılı Direktifinin yayımlanmasından bir yıl sonra 1997 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından başlatılmıştır. Çalışmalar, Avrupa Birliğine üyelik sürecinde 2000 yılının Kasım ayında açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi ile ivme kazanmıştır. Katılım Ortaklığı…

  • Araştırma ve Yazılar

    ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YASAL DÜZENLEMELER

    Türkiye’de ilk defa Eylül 1902’de Tarsus’da bir yabancının kurup işlettiği ve bir su değirmeni milinden transmisyonla çevrilen 2 kW’lık bir dinamodan elektrik üretilmiş ve kasabaya verilmiştir. Bu ilk teşebbüs tam bir özel sektör niteliğindedir. Ancak, ilk organize elektrik üretimi Macar GANZ Anonim Şirketinin, Banque Generalle de Credit ve Banque de Brexellese Şirketi ile birlikte Osmanlı Elektrik Anonim Şirketi adı altında kurdukları Silahtarağa Santralından sağlanmış ve İstanbul’a ilk olarak 11 Şubat 1914’de elektrik verilmiştir. Osmanlı Elektrik Anonim Şirketi, imtiyazlı bir özel şirket olarak 1 Temmuz 1938 tarihine kadar varlığını sürdürmüş ve bu tarihte kamu tarafından satın alınarak devletleştirilmiştir. 1948 yılında Türkiye’de ilk defa bir bölge santralı olarak kurulan Çatalağzı Termik santralı…

  • Araştırma ve Yazılar

    YENİ YASAYA GÖRE ÖZELLEŞTİRME

    Altyapı yatırımlarında kamu finansman açığı nedeniyle ihtiyaç olan yatırımların yapılmasına belli modellerle özel sektörün katılımı öngörülerek 3096, 3996, 4283 ve 3465 sayılı yasalarla düzenlemeler yapılmıştır. 4628 sayılı Kanun ile elektrik piyasasında tam rekabete dayalı bir piyasanın gelişimi hedeflenmiştir. Ülkemizde özelleştirme politikalarındaki, özellikle enerji özelleştirme politikalarındaki en önemli hata piyasa düzenlemelerinin yapılmadan doğrudan doğruya özelleştirmeye geçilmesi olmuştur. Şu anda 4628 Sayılı Kanunla, üst  kurul kurulup da yeni düzenlemelere gidilmesinin önündeki en büyük engel olarak, Kanunda da tanımı yapılan mevcut sözleşmeler görülmektedir. İkinci engel ise halen üretim ve satış faaliyetlerinin kamunun elinde bulunmasıdır. 4628 sayılı Kanunda yatırımcılar açısından arzın artırılması ve/veya arz güvenirliliğine ilişkin değerlendirme yapıldığında konunun iki yönü bulunmaktadır. İlk olarak…

  • Araştırma ve Yazılar

    ÜLKEMİZDE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜZERİNE BAZI TEMEL KAVRAMLAR

    Elektrik enerjisi hem sanayinin temel girdisi olması hem de kaynaklarının kısıtlılığı nedeniyle, hem sanayileşme açısından hem de ülkede gelişmişlik göstergesi olarak önemini korumaktadır. Bu önem göz önüne alındığında elektrik enerjisi üzerine söylenecek her şey doğal olarak o ülkenin gelişmesi, sanayileşmesi ve toplumsal refahı üzerine bir şeyler söylemek anlamına gelmektedir. Elektrik enerjisi kaynakları da tıpkı diğer doğal kaynaklar ormanlar, madenler, hava, su, denizler, akarsular vb gibi toplumların ortak kültürel varlıklarıdır. Kişilerin bu ortak varlıklardan ihtiyaçları oranında yararlanabilmesi bir haktır. Kimsenin bu hakkını kullanabilmesi engellenemez. Kullanım kolaylığı, temizliği ve atık bırakmaması nedeniyle diğer enerji kaynaklarına göre elektrik enerjisi tüketiminin genel enerji tüketimi içindeki payı yıllar itibari ile artmaktadır. Şu anda dünyada genel…

  • Araştırma ve Yazılar

    ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE ÖZELLEŞTİRMENİN GEREKÇELERİ

    ØElektrik Enerjisinde Kalitenin Sağlanması Sanayi üretiminin kaliteli ve verimli olmasının ön koşullarından birisi temel girdi olan elektriğin kaliteli olmasına bağlıdır. Elektrikte kalite, tüketicilere elektrik hizmetlerinin sabit gerilim ve frekans altında kesintisiz olarak sağlanması şeklinde tanımlanmaktadır. Sabit gerilim ve frekans tüketiciye sunulan elektriğin gerilim ve frekansının belli alt ve üst limitler içinde kalmasıdır. Kesintisiz hizmet ise, tüketiciye her türlü işletme koşullarında elektriğin sunulması, elektriğin hiçbir zaman kesilmemesi anlamına gelmektedir. Yük arttıkça hizmette kalitenin sağlanması yatırımların gerçekleştirilmesine bağlıdır. ØSektörün Yatırım İhtiyacı ve Yatırımın Finansmanı Sanayileşme, nüfus artışı ve şehirleşme ile birlikte elektrik enerjisine olan talep gün geçtikçe artmaktadır.   Elektrik enerjisi sektöründeki kapasite artışının yüzde 60’ını sadece elektrik üretim kapasitesinin artırılması oluşturmaktadır.…

  • Araştırma ve Yazılar

    ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE ÖZELLEŞTİRMENİN TEMEL HEDEFLERİ

    Elektrik enerjisi sektöründe özelleştirmenin temel hedefi sektörü rekabete açmaktır. Rekabetçi bir ortamda özel sektör dinamiğinden faydalanılarak sektörde verimliliğin ve etkinliğin, tüketici tercihlerini de yansıtacak şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu genel çerçeve içerisinde elektrik sektöründe özelleştirmenin temel hedefleri şöyle sıralanabilir; ØArtan elektrik talebinin kıt kamu kaynaklarınca karşılanmasının zorluğu nedeniyle yerli ve yabancı sermayenin sektöre yatırım yapmalarını sağlamak ve böylece elektrik arz güvenliğini temin etmek, ØMevcut santrallarda tevsi ve modernizasyon yatırımlarının hızlandırılmasını temin etmek, verimliliği artırmak ve  üretim kapasitesini yükseltmek, ØKuruluşların üzerindeki politik otoritenin etkisini ortadan kaldırarak kuruluşları işletme ve planlama politikalarında daha özgür bir konuma getirmek, Øİletim ve dağıtım hatlarındaki kayıp ve kaçakları en az düzeye indirmek, ØRegülasyonla denetlenen bir rekabet ortamı…

  • Araştırma ve Yazılar

    ELEKTRİK PİYASASININ OLUŞUMUNDA KAMU SEKTÖRÜNÜN ROLÜ

    Globalleşen dünyada Avrupa Birliği’ne üyeliği hedeflemiş bir Türkiye’nin rekabetçi piyasa koşullarına kavuşmak üzere yaptığı reformların kısa bir tarihçesi verilmekte olup; ayrıca 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında, Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş.’nin yeniden yapılandırılmasıyla oluşan şirketlerin piyasadaki rolleri açıklanmakta ve piyasada mevcut diğer aktörlerin hedeflerine genel bir bakış açısı sergilenmektedir. * * * Değerli Konuklar, Elektrik enerjisi sektöründe; Verimliliği artırmak, Maliyetleri azaltacak rekabet ortamını oluşturmak, Özel sektör katılımının temin edilmesi, Arz güvenliğinin sağlanması ve elektrik enerjisinin tüketicilere; Yeterli, Kaliteli, Sürekli, Düşük maliyetli sağlanmasının temin edilebilmesi için, elektrik enerjisi sektörünün, günün gelişen şartlarına uygun olarak yeniden yapılanması ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda yeni bir piyasa modeli öngörülmüştür. Öngörülen bu  piyasa modeli, liberal bir…